Anasayfa Kilizman Postası Makaleler Efemçukuru'nda her şey bitmiş değil

İletişim Adresi

 

 Adres: PK 19 - 35310 Güzelbahçe İZMİR
   
Cep Telefonu Numarası: 0532 593 95 25

 

Efemçukuru'nda her şey bitmiş değil PDF Yazdır E-posta
Salı, 01 Ocak 2013 14:35

 

Tilbe Toraman,

 

Ne zaman Efemçukuru ile ilgili bir konuşma olsa insanlarda bir yılgınlık, bir ümitsizlik, aslında ismini tam koyamadığım bir anlamsızlık oluşuyor. O kadar çok mu tellaffuz edildi ki uyuşturulmuşcasına tepkisizlik, adamsendecilik hâkim durumda.

 

 

Ya altın madeninin orada olmasından gerçekten çok memnun olan ve nemalanan insanların sayısı fazla ya da artık insanlar yaşama, var olma haklarını savunamayacak kadar vahim veya aciz bir durumda. Yapılacak her şey yapılmış. Maden için yapılacak hiçbir şey kalmamış. Yapılanlar hiç sonuç vermiyormuş. Sormak istiyorum, gerçekten İzmir milletvekillerinden kaçı ölüm kusan Efemçukuru'na gitti, sorunu meclise taşıdı, kaçının Efemçukuru belasından haberi var? Güzelbahçeli kaç hemşerimiz bu ucube yeri gördü? Zarara yerinde şahit oldu? Kaç veya hangi dağcılık kulüplerimiz bir araya gelerek o canım yürüyüş parkurunun bozulmasına ses çıkardı? Kaç STK bir araya gelerek çığlık oluşturabildi? İzmir nüfusunu 2 milyon kabul edersek en kalabalık Efemçukuru eylemi kaç kişi ile gerçekleşti?

Hiç birimiz keçi çobanı Ahmet Karaçam kadar olamadık. Senelerdir mahkeme kapılarında kendi öz toprağını altın madenine satmamak için varını yoğunu ortaya koyarak mücadele etti. "Ölmek var, dönmek yok!" dedi. "Elimde hiçbir şey kalmasa da toprağımı asla satmayacağım!" dedi. Milyonlar döktüler önüne, paraya tamah ettiremediler. Yaşam, doğa, savunduğu ilkeler, insanlığı ağır bastı para yerine. Ve tek kişilik ordu yaratarak maden şirketini dize getirdi. Tabi ki bu konuda avukatı Arif Ali Cangı'yı da tebrik ve takdir etmek lazım. Sonuna kadar direndi ve Efemçukuru altın madenine verilen deneme izni iptal edildi. Ahmet Karaçam'ın arazisini satın alamayan altıncılar koruma bandı sınırlarını ihlal etmek zorunda kaldılar. Bir kişinin direnci, mücadelesi, toprağına, değerlerine bağlılığı artık yedi başlı olmuş altın ejderhalarını durdurmayı başardı. Tabi ki hukuk, kural tanımayan, karşısında hiçbir direnç gücü bulamayınca kafasına estiğini yapan bu şirket asla durmayacaktır. Boşluk aramaya, işini sürdürmeye devam edecektir. O kadar devasa bir işletme kurulmuş ki, o kadar içimize sızılmış ki, köylü o kadar korkutulup ele avuca alınmış ki durmayacakları besbelli.
Her İzmir vatandaşı olduğunu söyleyen kişinin o "dehşetçukuru"nu yerinde görmesi lazım. Hele burnunun dibindeki, yaşam alanını, canlılarını yok eden Güzelbahçe'lilerin çadır kurarak oradan ayrılmaması lazım. Görmeyince gönül katlanıyor ama görünce insanın uykuları kaçıyor, vicdanı devreye giriyor, hıçkırarak ağlamasına neden olacak insanlık kıpırtıları canlanmaya başlıyor. Lütfen bir kerecik gidin, görün. Eminim ki tüm STK’ları harekete geçirip "Neden duruyorsunuz?!" diye haykırmaya başlayacaksınız. Belki de haykırmaktan vazgeçip kendiniz bir örgütlü mücadelede yer almak için çırpınacaksınız. Her şey bitmiş değil!!!

 

Salı, 01 Ocak 2013 14:36 tarihinde güncellendi
 
Telif Hakkı © 2014 İlhan Pınar -. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla!, GNU/GPL lisansı ile dağıtılan bir Özgür Yazılımdır.